İki gencin öldüğü motosiklet kazasında suçlu kimdi?

Eda AKTÜRK

Motosikletli Murat Vermez ve arkasında oturan Nazlıcan Yolcu seyahat halindeyken, aynı motor grubunda üye olan Berkant Keskin’in tacizi sonucu kaza yapıp hayatını kaybetti. Gruba ilk kez katılan Murat Vermez, yeni tanıştığı Berkan Keskin’in sert manevralarına direnemedi. Patronlar Dünyası olarak motosiklet eğitmeni Zafer Akçay ile grup sürüşlerinin tehlikelerini ve iki gencin öldüğü kazada kimin hatalı olduğunu konuştuk.

‘MOTOSİKLET EKİPMANLARI YAZILI OLMAYAN BİR KURALDIR’

Motosiklet eğitmeni Zafer Akçay motosiklet sürmenin en önemli kuralının kıyafetler olduğunun altını çizerek, ‘Motosiklet sürmek son derece zevkli bir iştir. Fakat bir o kadar da tehlikelidir. Öncelikle yapılması gereken şey zaten her işte olduğu gibi bu işin eğitimini alarak başlamaktır ve her şeyin standartları olduğu gibi motosiklet sürmenin de standartları var. Dolayısıyla bu standartların başında da tam kıyafetli olmak var. Yani motosiklet kaskı, motosiklet montu, motosiklet pantolonu, motosiklet ayakkabısı, motosiklet eldiveni muhakkak kullanılmalıdır. Bu beş parça olmadan motosiklete binmemek gerekir. Bu yazılı olmayan bir kuraldır. Kanunen sadece kask takmak yeterli ancak sadece kask takmak korumuyor. O yüzden bu beş parçanın mutlaka olması gerekiyor. Motosiklet sürmek özgürlüktür. Ruhu hissetmektir. Rüzgârı tatmaktır. Yaşamaktır. Bunların hepsi çok güzel ama aynı zamanda motosiklet sürücüsünün kendisini koruması ve kollaması gerekiyor.’ dedi.

‘GRUP MOTOSİKLET SÜRÜŞLERİNDE EGOLAR ORTAYA ÇIKAR’

Grupça motosiklet sürmelerin sürücüler arasında bir rekabet ortamı yaratacağı söyleyen Zafer Akçay, ‘Özellikle grup sürüşlerinde insanlardaki egolar çok fazla ortaya çıkar. ‘Ben daha iyi kullanıyorum, hadi yarış yapalım, ben seni geçerim, ben şöyleyim, ben böyleyim…’. Bu egolar ortaya çıktığı için grup yarışları ne yazık ki tehlikeli hale gelir. Çünkü birden fazla motosiklet birden fazla atraksiyon demek. Dolayısıyla bütün grup sürücülerinin aslında aynı standartta sürmesi gerekir. Bu özellikle Türkiye’de ne yazık ki pek mümkün değil. Türkiye’nin trafik şartları, Türkiye’nin kültürü ve insanların kültürü buna elverişli değil.’ diye konuştu.

‘ÖNDE GİDENLERİN EKİPMANLARI EKSİK AMA BU SUÇ DEĞİL. SUÇ ‘ŞIMARIKLIK YAPTIM’ DİYENİN’

Arkadaki sürücünün yaptığı manevranın çok tehlikeli olduğunu söyleyen Akçay, ’Çok üzgünüm. İki genç arkadaşımızın hayatını kaybetmesi beni derinden yaraladı. Çünkü gerçekten önde gidenlerin ekipmanlarının hepsi yok, eksik falan ama bu bir suç değil. Tümüyle arkadan gelen, şımarıklık yaptım diyen sürücünün suçu. Hiç kimsenin bu tür bir hareket yapması kabullenilemez. Önde giden seni görmez. Bir anda sağından yanına geliyor ve önde gidene muhtemelen ya dokunuyor ya da bilmiyorum bir tepki veriyor, tepki sonucu da düşüyorlar. Bu düşmenin bedelini de en ağır şekilde ödüyorlar ne yazık ki.’ ifadesini kullandı.

‘DÜNYANIN EN ZENGİN İŞLERİNDEN BELKİ AMA VEBALİ DE ÇOK AĞIR’

Grup sürüşlerinde takip mesafesinin muhakkak korunması gerektiğini söyleyen Akçay, ‘Grup sürüşlerinde her zaman motosikletlerin birbirine mesafeli olması gerek. Eğer yol düz bir yolsa, ki videoda gördüm orası öyle bir yol, fermuar düzeni dediğimiz biri solda, biri sağda, biri solda, biri sağda ya da virajlı yollarda en az iki saniye takip mesafesi uygulanması gerekir. Böyle birbirinin dibinde sürülmez. Videonun biraz gerisinde zaten bir arabayı sağından geçiyor. Bunlar yapılmaması gerekilen şeyler. Bunları yaparsanız risk alırsınız. Siz bu disiplinden vazgeçtiğiniz ölçüde risk altına giriyorsunuz demektir ve bunun sonucu çok ağır olabilir. Dünyanın en zengin işlerinden biri belki ama vebali çok ağrılı.’ diye ifade etti.

‘KAZADA ÖLEN GENCİN GRUBU KOZMOPOLİT BİR GRUP. BİRBİRLERİNİ TANIMIYORLAR’

Grup sürüşlerine katılmak için bireylerin birbirlerini iyi tanımasının, nasıl sürdüklerinin iyi bilinmesinin önemini vurgulayan Akçay, ‘Öncelikle çok iyi bir eğitim alınması gerekiyor ve tanımadığınız kimselerle sürmemeniz gerekiyor. O grup biraz kozmopolit bir grup. Birbirlerini tanımıyorlar. Özellikle hayatını kaybeden arkadaşımız, belki orada tanışmışlar birbirleriyle. Ne yapacaklarını bilmiyorlar. Nasıl sürdüklerini bilmiyorlar. Böyle gruplarda kaza çok daha fazla yaşanıyor. Bazı gruplar vardır. Hep birlikte sürerler. Onlar birbirlerinin ne yapacağını daha önceden bildikleri için risk daha azdır. ‘Hadi gelin buraya gidelim’ diye toplanan gruplarda risk çok fazladır. Çünkü orada on tane motor varsa, on farklı insan, on farklı sürüş vardır. Özellikle yaş gençlere indikçe ‘kendini gösterme, ben en iyisiyim’ deme hususu çok fazla ortaya çıkar. Bunu da motorda gereksiz hareketler yaparak, teker yaparak, yanlayarak, makas atarak gösteriyor bu genç arkadaşlarımız. Sonucu başkalarının hayatına mal olunca çok üzücü bir durum gerçekleşiyor. Trafiğe kapalı alanda istediğiniz şekilde kullanabilirsiniz ama trafiğe açık alanda hiç tanımadığınız birine zarar vermeye hakkınız yok. O yüzden özellikle genç arkadaşlarıma sesleniyorum. Motosiklet bir hobi aracıdır. Bunu uzun yıllar yaşlanana kadar yapmak istiyorsanız akıllı olmak zorundasınız.’ dedi.

‘BUGÜN TÜRKİYE’DE YÖNETİCİ OLSAM BEŞ PARÇA OLMADAN MOTOSİKLETE BİNMEYİ YASAKLARIM’

‘Sizce kask dışında kalan diğer ekipmanlar da zorunlu olmalı mı?’ sorusunu yönelttiğimiz Akçay, ‘Saydığım beş parça bence zorunlu olmalı. Ben, bugün Türkiye’de yönetici olsam o beş parça olmadan motosiklete binmeyi yasaklarım. Çünkü düştüğünüz zaman elinizi çarpıyorsunuz, omzunuzu, dirseğinizi, bacağınızı, ayağınızı çarpıyorsunuz. Bunları kim koruyacak? Sadece kask olmuyor ki. Diğer uzuvların da korunması gerekiyor. Bence kesinlikle beş parça şart olmalı. Kaza sırasında alınacak yaraya engel oluyor. Elinizde eldiven varsa elinize bir şey olmaz. Omzunuzda koruma varsa, dirseğinizde koruma varsa onlara bir şey olmaz. Pantolon bizde hem yanlarda hem dizlerde koruma olur. Kendini korumak da insanın görevi. Nasıl ki arabada emniyet kemeri takıyorsunuz, airbag’ler patlıyor, bunların hepsi kaza olabileceği öngörülerek yapılan şeyler. Motosiklette airbag gibi olan kıyafetler var kaza anında açılıyor. Bunların giyilmesi şart. Yazın da öyle. Sıcak diye kaçınılmamalı. Yazlık pantolonu var, ayakkabısı var, montu var. File kıyafetlerimiz var. Yine korumaları tam onların da.’ diyerek konuşmasına son verdi.

patronlardunyasi.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx